Yazar adaylarının en çok merak ettiği konulardan biri şudur: “Yayınevine ücret ödemeden kitabımı bastıramaz mıyım?”
Aslında bu düşünce anlaşılırdır. Her yazar, emeğinin karşılığını görmek ister. Ancak işin yayınevi tarafında durum biraz farklıdır. Bir kitabın basım süreci; editörlük, tasarım, mizanpaj, ISBN ve bandrol işlemleri, baskı, lojistik ve stok yönetimi gibi birçok aşamayı içerir. Tüm bu çalışmalar hem profesyonel bir ekibin emeğini hem de ciddi bir maliyeti gerektirir.
Buradaki en önemli nokta, kitabın satılmama riskidir. Yayınevleri her basımda bu maliyeti peşin olarak üstlenir, fakat kitabın mutlaka satılacağının garantisi yoktur. Bu yüzden tamamen ücretsiz kitap basımı, sürdürülebilir bir model değildir.
Biz şeffaf bir sistemle çalışıyoruz. Yazarlarımızdan yalnızca bir kez, başlangıçta üretim öncesi maliyetleri talep ediyoruz. Kitap satışları 1.000 adedi geçtiğinde, bu bedel kendisine iade ediliyor ve yazar %50 telif geliriyle kazanç elde etmeye başlıyor.
Kısacası, bizim modelimiz hem yazarı hem de yayınevini koruyan, adil ve sürdürülebilir bir sistemdir.
Kitabımı çıkarmak için benden ücret almasanız satıştan elde edeceğim gelirden düşseniz olmaz mı?
Cevabımız: Hayır.
Yayınevimiz, yazarın projeye ön ödeme yaparak sürece ortak olmasını esas alır. Bunun nedeni, yirmi yıllık bir yayın kuruluşu olsak da kitap satış miktarının ekonomik şartlar, çevresel faktörler, trendler… gibi birçok etkenle her zaman öngördüğümüz gibi olmadığını biliyoruz. Bu sebeple kitabın satışlarının arzu edilen seviyede olamaması riskini yayınevi olarak tek başımıza almıyoruz. Yazar baskı öncesi maliyetleri karşılayarak düşük bütçeyle sürece dahil olurken, yayınevi en büyük maliyet olan baskıyı üstlenir. Bu modelde yayınevi, ilk 1.000 adet satıştan elde edilen gelirle baskı maliyetini telafi etmeyi hedefler.
Bu sistem, şeffaf ve sürdürülebilir bir yayın süreci için geliştirilmiş, karşılıklı güvene dayalı bir işleyiş modelidir.
Kitabımın içeriğine çok güveniyorum, kesinlikle çok satacaktır, bu sebeple ücret ödemek istemiyorum.
Her yazar kitabının içeriğine güvendiği ve söyleyecek sözü olduğu için kitap çıkarmak ister. Fakat kısa vadede kitabın içeriğinin kitap satışlarını etkilemesi pek mümkün olmamaktadır. Yani kitap içeriğinizin çok iyi olması kitabınızın çok satacağı anlamına gelmemektedir.
Kitabımın satılması önemli değil ben okunmasını istiyorum, bu sebeple ücret ödemek istemiyorum.
Kitabın okunması kitabın satması demektir veya tersten söyleyecek olursak kitabın satması kitabın okunması demektir. Biri entelektüel, öteki ise ticari ifadedir.
İnternette bulduğum bir yayınevi ücretsiz kitap bastığı yönünde reklam vermiş, ne kadar güvenilirdir?
Genelde bu söylemde olan yayınevlerinin süreç içerisinde başka sebeplerle ücret talep etmeleri olasıdır. Mesela “dosyanızda hatalar var, editasyon için şu ajansla çalışmalısınız” veya “ücretsiz baskı yapıyoruz ama kitabınızdan 300 adet sipariş vermelisiniz” gibi. Ücretsiz kitap basımı gibi ifadeler yazarların başlangıçta dikkatini çekiyor olsa da süreçte stresli ve hayal kırıklığı yaşama olasılığı çok yüksektir.
İnternette bulduğum bir yayınevi 5.000 TL’ye kitap basımı yapıyor. Sizin verdiğiniz rakamlar ise çok yüksek.
Bir örnek vermek gerekirse, 100 sayfalık bir kitabın editasyon işlemi için bir editör 10 gün, iç sayfa tasarımcısı 5 gün, kapak tasarımcısı 5 gün, sekretarya (ISBN-Bandrol işlemleri) için 5 gün çalışmaktadır. Yani 100 sayfalık bir kitapta 25 günlük bir mesai söz konusudur ve buna göre ücretlendirme yapılması gerekir. Eğer 5.000 TL’ye kitap çıkarılıyorsa biraz önce bahsettiğimiz işlemlerin hiçbirinin yapılması mümkün değildir. Yayınevimizin beş temel ilkesinden biri gerçekliktir.
0% |