
02.04.1950 tarihinde Malatya’nın bir köyünde doğup henüz 10 yaşındayken çocuk evliliğin ilk adımı olan nişan yüzüğünü parmağına taktılar. Artık adı konulmuş bir geleceğin mahkûmuydu. Lise yıllarının ilk rüzgârı, içindeki özgürlük ateşini körükledi. Birçok zorluklardan sonra o halkadan kurtulmanın yanında, bir gelenek duvarını yıkmış oldu.
Dalgalanmalı ortaokul-lise eğitiminden sonra bir yıl Fırat Nehri kenarındaki bir köyde öğretmenlik yaptığı sırada, kendini mezhep çatışmasının içinde buldu. Zor zamanların ardından belirli başarılar elde etti.
Üniversite eğitimi için gittiği İstanbul’da Türkiye’nin en karanlık ve çalkantılı 10 yılına sadece tanıklık etmekle kalmadı. Bu sürecin tüm ağırlığını bizzat omuzlamış birisiydi. 1969 yılında yoksulluk, işsizlik kıskacında başlayan mücadelesi üniversite yıllarında bir “hayatta kalma savaşına” dönüştü.
Üniversite ilk yıllarında ev arkadaşı siyasi amaçlı bir banka soygununu yapınca kendini tarif edilmez bunalım ve sorgu içinde buldu. Hayatı boyunca peşini bırakmayan devletin soğuk nefesiyle genç yaşta tanışmış oldu.
Üniversitede tekstil eğitimi aldığı bölümün başkanı ile yaşadığı problemlerden sonra yüz yıldan eski bir okul, ilk defa onun için disiplin kurulunu toplayarak eğitim hayatını bitirmişken imdadına asistanlığını yaptığı akademi başkanı yetişti. Aldığı iki yıllık okuldan uzaklaştırma cezası sayesinde eğitim hayatına tutundu.
Meslek hayatına atıldığında peşindeki gölgeler eksilmediği gibi çoğalmıştı. MİT, kontrgerilla, sivil polis kıskacında her adımı izlendi. 12 Eylül darbesinin o ağır havasından ancak kısa dönem askerlik yolu ile sıyrılarak hayata yeniden tutundu.
Kısa dönem askerlikten sonra mesleği olan tekstile döndü. Değişik fabrikalarda çalışarak başarılara ulaştı ve profesyonel transferler gerçekleştirdi. Titiz Tekstil ile başlayan bu süreçte kapanmak üzere olan bir fabrikada Avrupa’nın kullandığı bir boya sistemini başarıyla uyguladı. Bu sayede Türkiye’de tanınan bir yönetici oldu.
Bu başarılar ona profesyonel transferi getirdi. Dört yılın sonunda Denizli’deki DEBA Fabrikası’na büyük paralar karşılığında transfer oldu. Zor durumda olan, işi ve müşterisi bulunmayan, kapanmak üzere olan bu fabrikada aynı boya sistemini uyguladı. Aynı personel ve makinelerle üretimi %250 artırdı, kaliteyi yükseltti ve fabrikayı Türkiye’nin gözde fabrikalarından biri hâline getirdi.
Beşinci yılın sonunda ayrılarak İstanbul’a döndü. 1989 yılında ilk firmasını kurdu. İki yıl sonra Alman bir bayan ile ortak olarak konfeksiyon fabrikasını kurdu. Almanya, Hollanda ve İtalya’ya ağırlıklı olarak bayan dış giyim ihracatı yaptı. Kumaş pazarlaması için Almanya, Hollanda ve İtalya’da mümessillikler verdi. Yılın modasını takip ederek yeni koleksiyonlar hazırladı. Fransa ve Almanya’da kumaş fuarlarına katılarak kendi koleksiyonunu pazarladı.
Büyük başarılar sağladı. 1995 yılında üçüncü firmasını kurarak yoluna devam etti. 2002 yıllarının başındaki Türk tekstil kriziyle birlikte firmalarını tek tek kapattı. 2004 yılında tekrar profesyonel yöneticiliğe döndü ve entegre tekstil fabrikalarında üst düzey yönetici olarak çalıştı.
Türkiye’de ve yurt dışında olmak üzere pandemi dönemine kadar başarılı çalışmalar yürüttü. Son beş yılını yabancı bir ülkede, pandemi sürecine kadar üst düzey yöneticilik yaparak geçirdi. Türk tekstiline 1980-2005 yılları arasında yön verdi.
Pandemi döneminde fabrikalar kapanınca Akdeniz Bölgesi’nde bir şehre yerleşti. Pandemiden sonra tamamen emekliye ayrılarak Akdeniz’de bir tatil şehrinde sakin bir hayat yaşamaya başladı.