Atilla, modern çağın gürültüsü içinde kendi sessizliğini arayan, sınırların ve doğruların silikleştiği bu evrende var olmanın ağırlığı altında ezilmemek için çabalayan bir “uyumsuz”dur.
Gerçek, taşıyamayacağımız kadar ağırlaştığında düşler tek sığınağımız olur. Peki ya sığındığımız düşler de başkaları tarafından yazılmış birer yanılsamadan ibaretse?
Can Sarıçoban, Düşler ve Hiçlik’te; gerçek ile sanrının ayırt edilemediği o tekinsiz sınıra yürüyen bireyin trajedisini, düşmekten korkmayanlar için yazılmış bir hiçlik deneyimine dönüştürüyor.
Her gün daha çok büyüyen kentin kaosunda, var olmaya çabalayanların sessiz bir özeti Atilla. Toplumsal klişeler ve dayatılan hayaller, hayatı adım adım sakatlar. Gelecek korkusunun “sınır ötesinde” giderilebileceği umudu da tükenince, geriye tutunacak ne kalır?
Zaten inşa etmekte zorlanılan maneviyat, aidiyet ve güven… Hepsinin son kırıntıları buharlaşırken yabancılaşma kaçınılmaz olur; en çok da kendinden. Anlam yok olur.
Kendini kendinden çıkardığında geriye kalan “hiç”tir. Yani “hiç”, anlamın ta kendisidir.
Can Sarıçoban’ın Atilla üzerinden “hiç” ile dansı, varoluşsal hesaplaşmalara sarsıcı bir boyut katıyor.
Levent ERDEN

21 Eylül 1987’de İstanbul’da doğan Can Sarıçoban, 2008 yılında kimya lisans eğitimini tamamladıktan sonra Almanya’da BASF firmasında staj yaptı. Ardından Fransa’nın Paris kentine yerleşerek beş yıl boyunca burada yaşadı. Bu süreçte Cours de Civilisation Française’de dil eğitimi aldı, Conservatoire Libre du Cinéma Français’de sinema eğitimi gördü. Magnum Photos ve ünlü moda fotoğrafçısı Paolo Roversi’nin desteklediği Spéos Photographic Institute’te fotoğraf yüksek lisansını tamamladı. Öğrencilik yıllarında Paris Moda Haftası’nda backstage fotoğrafçılığı yapan Sarıçoban, Paris’in çeşitli parklarından derlediği çalışmalarıyla hazırladığı Le Paysage de la Solitude isimli ilk kişisel sergisini 2013’te Paris’te B&B Galerie’de açtı. 2014’te İstanbul’a dönen sanatçı, bir yıl süreyle Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Fotoğraf Bölümü’nde doktora dersleri aldı. Aynı yıldan itibaren Gama Galeri ile çalışmaya başlayan Sarıçoban, 11 farklı solo sergi projesine imza attı. Eserleri, yurt içinde ve yurt dışında Contemporary İstanbul, Fotoİstanbul, Fotofever Paris, Context Art Miami gibi önemli fuar ve organizasyonlarda sergilendi. Sanatçının tüm çalışmalarını ve kavramsal metinlerini içeren ilk fotoğraf kitabı 2025 senesinde yayınlandı. Sanat çalışmalarının yanı sıra akademik kariyerine de devam eden Sarıçoban, Yıldız Teknik Üniversitesi Felsefe Bölümü’nde ikinci yüksek lisansını tamamladıktan sonra İstanbul Üniversitesi Felsefe Bölümü’nde doktora yapmaya başladı. Çeşitli seminerlerde konuşmacı olarak yer aldı, yazıları farklı dergilerde yayımlandı. Edebiyat alanında da felsefe alt metinlerine dayalı üretimlerini sürdüren Can Sarıçoban’ın ilk romanı Düşler ve Hiçlik 2020’de, ikinci romanı Diyalektik Rüyalar ise 2022’de, üçüncü romanı Kronos'un Döngüsü ise 2026'da okurlarla buluştu.