“Gürültü, nefsin en büyük savunma mekanizmasıdır; sürekli konuşur, sürekli yargılar ki kalbin sükûnet fısıltısı duyulmasın. Lâl olmak, sadece susmak değil, gürültüye rağmen kalbin sesinin duyulmasına izin vermektir. Kelâm, dudaklardan ayrıldığında hakikat bedenden değil, ruhun kendi derinliğinden akmaya başlar.”
Bu kitap, o gürültüyle yüzleşmek, Kozadaki Sır’ı keşfetmek ve benliği feda etme sanatını öğrenmek için tasarlanmış felsefi bir yol haritasıdır.
Yolun sonu, bir menzil değil, mutlak teslimiyettir. Geriye kalan tek iz, Hizmetin Fısıltısı ve tüm varoluşun en yüce ahlakı olan İncitmemek Sırrı’nın hafifliğidir.
B. Ali Ünlüer, 1986 yılında İzmir’de dünyaya geldi. İlkokul, ortaokul ve lise eğitimini yine köklerinin bağlı olduğu bu şehirde tamamladı. Hayatın sunduğu zorlu sınavlar ve derin kayıplarla yüzleştiği bir eşikte, bu sarsıntıları yıkım değil, birer inşa süreci olarak görmeyi seçti. Yaklaşık sekiz yıl önce başlayan bu içsel dönüşüm yolculuğunda, tasavvufun kadim bilgeliğini ve nefsin derinliklerini rehber edindi. Bu süreçte sadece teorik bilgiyle yetinmeyip, edindiği her bilgiyi hayatın içinde yaşamayı ilke edindi. Bilgi ile hâli ortak bir ritimde buluşturarak, insanın kendi hakikatine giden yolun ancak samimiyetle döşeneceğine inanarak araştırmalarına ve gözlemlerine devam etti. Doğaya ve yaratılan her canlıya karşı derin bir aidiyet hisseden yazar, özellikle hayvanlara karşı büyük bir sevgi ve sorumluluk taşımaktadır. Profesyonel hayatını da bu sevgi ekseninde, can dostlarına hizmet etme ve onlara şifa olma gayesiyle sürdürmektedir. İnsanın kendi "gölgesinden" kaçmak yerine onu ışığa çevirme çabasının bir meyvesi olan ilk eseriyle, okurları sükûtun ve esenliğin dili olan L'ÂLÎ’ye davet etmektedir. Yazar, halen İzmir’de yaşamakta, öğrenmeye, hizmet etmeye ve kalbin sessizliğini dinlemeye devam etmektedir.